İZALE-İ ŞUYU DAVASI NEDİR ?
İzale sözlük anlamı itibariyle giderme, şuyu ise ortaklık anlamına gelmektedir. Yani İzale-i şuyu davası ortaklığın giderilmesi davasıdır. Ortaklık Türk Medeni Kanunu’nun Eşya Hukuku bölümünde paylı ve elbirliği mülkiyeti olmak üzere iki şekilde tasnif edilmiştir.
Paylı mülkiyette kanunda geçen tanımda yer aldığı üzere birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik yani sahiptir. Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır. Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.
Elbirliği mülkiyetinde ise ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA UYGULANACAK USUL
Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Eğer paydaşlar ortak bir yöntem belirleyemez ve aralarında anlaşamazlarsa bu durumda malın aynen bölünerek yani fiilen bölünmesi mümkün olan parçalara bölerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde ise eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Ancak malın bölünmesi durum ve koşullara uygun değilse paylı mal önemli derecede bir değer kaybına sebep olacak ise malın açık artırmayla satışına karar verilir.
Satış yalnızca paydaşlar arasında yapılabileceği gibi açık ihale usulüyle de yapılabilmektedir. Ancak satışın yalnızca paydaşlar arasında yapılabilmesi için tüm paydaşların bu usule rızası bulunmalıdır.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME
Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Dava taşınmazın bulunduğu yer aldığı Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA ZAMANAŞIMI VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE VAR MIDIR?
Ortaklığın giderilmesi davası herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlanmamıştır. Bu sebeple ortaklığın giderilmesi her zaman istenebilmektedir.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI NE KADAR SÜRMEKTEDİR?
Ortaklığın giderilmesi davaları özellikle taraf teşkilinin sağlanması başta olmak üzere keşfin yapılması ve bilirkişi raporlarının hazırlanması gibi sebeplerle farklılık gösterebilmekte ise de ortalama olarak 1 yıl ile 1.5 yıl arasında değişen sürelerde bitebileceği söylenebilir.
Bu süreler durum ve koşullara bağlı olarak artıp azalabilmektedir. Bir örnek vermek gerekirse paydaşlardan birinin veya birkaçının yurtdışında bulunması, adreslerinin bilinmemesi, yahut taraf sayısının fazla olması sebebiyle ön inceleme duruşmasına kadar tüm taraflara ulaşılamamış olması gibi usuli ve gerekli işlemler sebebiyle duruşmanın ertelenmesi söz konusu olabilmektedir.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI GÖRÜLMEKTE İKEN İLERİ SÜRÜLEN MUHDESAT İDDİASI
Ortaklığın giderilmesi davası görülmekteyken taşınmaz üzerindeki eklenti, ağaç, yapı, tesis, gibi muhdesat adı verilen ve sonradan eklenen bütünleyici parçalar üzerindeki hak sahipliği konusunda uyuşmazlık var ise, mahkemece hak iddia eden tarafa ‘‘muhdesatın aidiyeti’’ adı verilen davayı açmak için süre verilmektedir. Bu davanın sonucu hak sahipliğini etkileyecek olduğundan ortaklığın giderilmesi davasında bekletici mesele yapılmakta yani muhdesatın aidiyeti davası sonuçlanmadan ortaklığın giderilmesi davasında karar verilmemektedir.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDA BİLİNMESİ GEREKENLER
Ortaklığın giderilmesi davasında davanın niteliği gereği kazanan veya kaybeden taraf bulunmamaktadır.
Ortaklığın giderilmesi kararından tüm paydaşlar etkilenmekte olup her iki taraf içinde benzer sonuçları bulunmaktadır. Bu sebeple de dava sonunda hükmedilecek yargılama giderlerinden tüm paydaşlar sorumlu olmaktadır.
Ortaklığın giderilmesinde tüm taraflar dosyada taraf olarak yer almalıdır.
Ortaklığın giderilmesi davası tek bir paydaş tarafından açılabileceği gibi paydaşlardan birkaçının birlikte başvurması suretiyle açılabilir.

